Pantokrator Manastırı (Molla Zeyrek Cami) Güney Kilisesi Zemin Mozaiği

İstanbul’un Fatih ilçesinde yer alan Pantokrator Manastırı, İmparator II. Ioannes Komnenos’un (M.S. 1118 – 1143) eşi Irene (M.S. 1118 – 1134) tarafından M.S. 1124 yılı dolaylarında inşa edilmeye başlanmış ve 1136 yılında tamamlanmıştır. Yapının mimarı ise Yeni Bezazel olarakta bilinen Nikephoros adında birisidir. Manastırın typiconuna göre komplekste kilise dışında hamam, ihtiyar evi, ve elli yataklı bir hastane de inşa edilmiştir. Manastır ve güney kilisesini yaptıran İmparatoriçe Irene bu kiliseyi manastırın adının kaynağı olan Pantokrator İsa’ya adamıştı. Irene’nin 1134 yılındaki ölümünden sonra İmparator Ioannes kilisenin kuzeyine Theotokos Elaiusa’ya (Şevkatli Meryem) sunacağı kiliseyi inşa ettirmiştir. Son olarak ise iki kilise arasında kalan boş araziye de Başmelek Mikail adına bir mezar şapeli eklenmiş ve yapı günümüzdeki halini almıştır. Irene ve II. Ioannes dışında Komnenos Hanedanının (M.S. 1081-1185) başka fertlerinin de gömüldüğü kilise Palaiologos Hanedanlığı (M.S. 1249-1453) zamanında da mezar yeri olarak işlev görmüştür.

Pantokrator Manastırı Doğu Cephesi Genel Görünüm
(TDV İslam Ansiklopedisi)
Pantokrator Manastırı Güney Kilisesi Doğu Cephesi
Pantokrator Manastırı Güney Kilisesi Batı Cephesi

Latin İstilası (M.S. 1204-1261) sonucunda yağmalanan kilise, VIII. Mikail Palaiologos (M.S. 1259-1282) tarafından İstanbul’un geri alınmasından sonra Cenevizliler tarafından tahrip edilmiştir. Fetihten sonra ise manastır medrese haline getirilmiş ve yapı Osmanlı dönemine ait ilk eğitim kurumu olmuştur. Yapının günümüzdeki ismi ise medresenin müderrislerinden olan Zeyrek lakaplı Molla Mehmet Efendi’den gelmektedir.

Ele alınan zemin mozaiğinin yer aldığı Güney Kilisesi (Pantokrator) Orta Bizans Dönemi’nde (M.S. 842–1204) yaygın olarak görülen kapalı yunan haçı planı tipinde inşa edilmiştir. Dış ve iç narteks olarak bilinen giriş bölümlerinden sonra kilisenin ana ibadet mekanı olan naos’a giriş yapılır. Üç nefli olarak tasarlanan naos merkezde dört payenin taşıdığı bir kubbe ile örtülüdür. Diğer birimler ise beşik tonoz, çapraz tonoz ve kubbeli tonoz olmak üzere farklı tekniklerde örtülmüştür. Güney Kilisesi’ndeki zemin mozaiğinin varlığı Gerlach’ın İstanbul’a yaptığı seyahatten (1573-78) beri bilinmektedir. Ancak kilise camiye çevrilince zemin ahşapla kaplanmış ve bunun üzerine de halı ve hasırlar örtüldüğü için mozaikler göz önünde olmamıştır. 1950’li yıllarda ahşap zeminin rutubetten çökmesi nedeniyle mozaik tekrardan gün yüzüne çıkmış ve çeşitli araştırmalara konu olmuştur.

1954 yılı Zemin Mozaiği Restorasyon Çalışmalarından (Dumbarton Oaks)
Zemin Mozaiğinin Restorasyon Çalışmaları (İBB)

Bizans sanatı içerisinde önemli bir örnek olarak kabul edilen mozaik, mermer malzemeden, opus sectile tekniğinde yapının planına uygun bir şekilde yapılmıştır. Genel hatlarıyla bakıldığında mozaiğin merkezi kubbenin altındaki kare bir pano ve payelerin arasında panoyu çevreleyen döşemelerden oluşmaktadır. Haç kollarının altları ise doğu ve batıdaki daha özenli ve geniş olan dikdörtgen panolar ile kaplanmıştır.

Zemin Mozaiği Merkez Pano (R.Ousterhout’dan)
Zemin Mozaiği Çizimi (Megaw’dan)

Kubbenin altında yer alan dokuza bölünmüş merkezi pano sarı ve beyaz renkten oluşan üçlü şeritlerin köşelerde düğümlenerek oluşturduğu dikdörtgen ve dairevi formlardan meydana gelmektedir. Bu dairevi birimlerin köşelerinde kalan boşluklar ise iki rinceaux motifinin kıvrım dallarıyla oluşan madalyon ile doldurulmuştur. Bu madalyonların içinde aslan, kaplan, kuş, tavus kuşu, grifon, kartal, tavşan, boyunları birbirine dolanmış leylek gibi mitolojik ve natüralist hayvan figürleri yer almaktadır. Bunun yanı sıra grifon-aslan mücadelesinin yer aldığı hayvan mücadele sahnelerinin de işlendiğini görmekteyiz. Kubbenin altında kalan bu pano madalyon ve dikdörtgen şekillerden oluşan kompozisyonlar ile çerçevelenmektedir.

Mozaikte Yer Alan Av Sahnelerinin Çizimleri (Megaw’dan)
Merkez Panodan Dikdörtgen Döşeme Örnekleri (Dumbarton Oaks)
Merkez Panodan Dairesel Döşeme Örnekleri (Dumbarton Oaks)
Aslan Figürü (Dumbarton Oaks)
Kuş Figürü (Dumbarton Oaks)
Kartal Figürü (Dumbarton Oaks)
Tavuskuşu Figürü (Dumbarton Oaks)
Grifon Figürü (Dumbarton Oaks)
Hayvan Mücadele Sahnesi (Dumbarton Oaks)

Mozaik içerisinde yer alan mitolojik canavarlar, avlanma ve mücadele sahneleri, vahşi olmayan hayvanlar ve pastoral sahneler altıncı yüzyılda inşa edilmiş olan Büyük Saray’daki zemin mozaikleriyle paralellik göstermektedir. Her iki zemin mozaiğinde bir yılanı avlayan kartal motifi, grifonlar, pastoral sahneler, hayvanlar arası mücadeleler ve avcılar yer almaktadır. Bu dönem Avrupası’nda da güç ve otoriteyle bağlantılı olarak vahşi ve mitolojik hayvanların resmedildiği bilinmektedir.

Büyük Saray Mozaikleri Müzesi’nden Grifon Mozaiği (muze.gov.tr)

Üçlü düğüm kompozisyonları ve dikdörtgen çerçevelerin ardışık olarak sıralanmasından oluşan köşe birimleri Roma ve Bizans sanatında tercih edilen bir motiftir. Örnek olarak Bari’deki San Nikola Bazilikası’nda üçlü düğüm kompozisyonlarının arasında kalan madalyonlara yıldız motifleri yerleştirilmiş ve düğümlerin uçlarından taşan uzayan şeritlerle dikdörtgen kompozisyonlar oluşturulmuştur. Başkent içerisinde ise 15.yy’da Palaiologoslar Dönemi’nde Studios Manastırına yapılan zemin mozaiğinde benzerlikler görülmektedir.

San Nikola Bazilikası Zemin Mozaiği
Studios Manastırı Zemin Mozaiği (Caner Cangül’den)

Merkezde yer alan kompozsiyon dört yöndeki haç kollarının altında bulunan mozaikler ile çevrilidir. Kuzey-güney yönündeki döşemeler iki renkli opus tesellatum tekniği ile yapılmış bir çerçeve ile sınırlandırılmıştır. Doğu-batı yönlerindeki kompozisyonlarda da düğümlerden oluşmuş dikdörtgen ve dairevi formlar karşımıza çıkmakla birlikte burada görülen motifler süsleme ve ikonografik açıdan daha zengindir. Ayrıca doğu ve batı uçlarında balık, kayık üzerinde ve yüzen insan motifleri de görürüz. Balık tasvirlerinin Eski Ahit’te geçen yaratılış bölümüyle ilişkilendirilmesiyle Hristiyan kozmolojisine bir vurgu yapılmıştır.

Yüzen İnsan, Balık ve Kayık Üzerindeki İnsan Figürleri (Dumbarton Oaks)
Mozaikte Yer Alan Balık Figürlerinin Çizimleri (Megaw’dan)

Batı’da ana girişin hemen önündeki zodyak çemberi göze çarpmaktadır. Bu çemberin köşelerinde dört mevsimi sembolize eden motifler görülürken, 16 eşit parçaya ayrılan içinde ise koç, boğa, ikizler, yengeç, aslan, başak ve yay burçlarının sembolleri yer almaktadır. Mozaik içerisinde zodyak çemberi bulunmasının İmparator I. Manuel Komnenos’un (M.S. 1118-1180) astrolojiye olan ilgisinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu dönemde geleceği tahmin etme konusunda bilimsel olarak canlanan astroloji Komnenos Ailesi içerisinde ilgi görmeye başlamıştır. Ayrıca I. Manuel’in oğlu, II. Aleksios’un (M.S. 1169-1183) doğumunda bir astroloğun yanında bulunması istediği de bilinmektedir. Mimari içerisinde astrolojik figürler Otranto Katedrali’nde olduğu gibi Avrupa’da da görülmektedir.

Zodyak Çemberi (Dumbarton Oaks)
Otranto Katedrali Burç Tasvirleri (Wikipedia)

Doğu ucuna bakıldığında ise büyük bir madalyonun köşelerine yerleştirilen Samson çevrimi karşımıza çıkar. Toplamda dört sahneden oluşması gereken çevrimden günümüze üç sahne kalmıştır. Bunlar Samson’un aslanla mücadelesi, Gazze kapılarını sökmesi ve Filistinlileri öldürmesidir. Dördüncü sahne günümüze ulaşmasa da ne olduğunu söyleyecek yazılı veriler mevcuttur. Bizanslıların ulusal destanı olan Digenes Akrites’in baş kahramanı Digenes’in evinin yemek salonunun tavanında Samson’un yer aldığı toplam dört sahne vardır. Destanda geçen üç tasvir mozaikteki ile birebir uymaktadır. En son sahnenin Samson’un tapınağı yerle bir etmesi olduğu da metinde geçmektedir. Bunun dışında Tevrat’ın Hakimler Kitabı’nın 13-16 bölümleri arasında anlatılan Samson’un Aslan’ı Öldürmesi (Hakimler 14: 5-6), Gazze Kapılarını Sökmesi (Hakimler 16: 3), Filistinlileri Öldürmesi (Hakimler 16: 8-14) ve Tapınağı Yerle Bir Etmesi (Hakimler 16: 28-30) sahneleri kronolojik olarak da birbirleriyle uymaktadır. Bu bilgiler ışığında günümüze ulaşamayan güneydoğu köşesindeki dördüncü kompozsiyonun Samson’un tapınağı yerle bir ettiğini anlatan sahne olduğunu söylebiliriz.

Samson’un Aslanı Öldürmesi (Dumbarton Oaks)
Samson’un Gazze Kapılarına Sökmesi (Dumbarton Oaks)
Samson’un Filistinlileri Öldürmesi (Dumbarton Oaks)

Samson çevrimleri Komnenos döneminde oluşturulmak istenen devlet anlayışına da uygun düşüyordu. Çeşitli Bizans imparatorları zaman içinde Samsonʼa benzetilmişlerdir. Bu dönemdeki saray dekorasyonu İncilʼde geçen kahramanların yaptıkları işleri anlatan resimlerle bezenmiştir. Asker kökenli bir hanedan olan Komnenoslar Dönemi’nde askeri yaşamı belgeleyen insan figürlerinde artış görülür. Bunlar içinde tanımlanabilen tek erkek figürü destan kahramanı olan Digenes Akrites’tir. Bu konular hanedan üyelerinin kendini soylu bir kahramanla özdeşleştirme isteğinden doğmaktadır.

KAYNAKÇA

AHUNBAY, Zeynep (2006), Zeyrek Camii Restorasyonu, Osmanlı Bankası Arşiv Ve Araştırma Merkezi, İstanbul.

DOĞER, Lale (2007), “Halkın İmge Dünyasında Seramik Sanatı, 12. Ve 13.yüzyıllarda Türkiyeʼde Bizans”, Kalanlar, İstanbul, s. 48-55.

DEMİRİZ, Yıldız (2002), Örgülü Bizans Döşeme Mozaikleri, İstanbul.

Anonim (2009), Digenes Akrites, Anadolu’nun Büyük Destanı, İstanbul.

AGOSTİ, G. (2014), “Bizans Kültürü ve Doğu ile Batı Arasındaki İlişkiler”, Ortaçağ – Barbarlar, Hristiyanlar, Müslümanlar, (Ed. Umberto Eco), İstanbul, s. 636-642.

FREELY, John, ÇAKMAK, Ahmet (2015), İstanbul’un Bizans Anıtları, İstanbul.

MAGUİRE, Henry (1987), Earth and Ocean The Terrestrial World in Early Byzantine Art, London.

OUSTERHOUT, Robert (2001), “Architecture, Art and Komnenian Ideology at the Pantokrator Monastery”, Byzantine Constantinople, Monuments, Topography and Everyday Life, (Ed. Nevra Necipoğlu), Leiden, s. 133-152.

SCHWEINFURT, Philipp (1953), “İstanbul’da Kommenos’lar Devrine Ait Bir Mozaik”, Belleten, S.68, Ankara, s.439-494.

WIENER, Müller, (2001), İstanbul’un Tarihsel Topografyası, İstanbul.

YILMAZ, Hayri Fehmi (2013), “Zeyrek Kilise Cami”, TDV İslam Ansiklopedisi, C.44, İstanbul, s. 377-378.

ŞENEL, Zeliha (2010), Komnenos Dönemi, Toplumsal, Siyasal ve Dini Tartışmaların Sanata Yansıması, Eskişehir (Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir